El-Müstakîm Nedir?

Son Peygamber Platformu ve Binder İnsan ve Çevre Derneği olarak her hicri yıl Son Peygamber Hz. Muhammed (s.a.s.)’in bir özelliğini o yılın konusu olarak seçiyor ve yıl boyu yapılan etkinlerde bu konu üzerine yoğunlaşmış oluyoruz.

Önceki yıllarda “el-Emîn (s.a.s)”, “el-Muallim (s.a.s)”, “el-Beşîr (s.a.s)”, es-Sâdık (s.a.s), ve “el-Mübelliğ (s.a.s)”, “Hayru’l Beşer (s.a.s)” “el-Muslih (s.a.s.)” başlıkları ile  Efendimiz (s.a.s.)’in vasıflarını işlemiştik.

1438 Hicri yılını idrak ettiğimiz bu yılki konumuz el-Mustakim. “İstikamet  üzere dosdoğru olan”.

İstikameti her daim Allah (c.c.)’ün emir ve yasaklarına uygun olan demektir.

Kur’an-ı Kerim’deki ayetlerde Efendimiz (s.a.s.)’in doğru yol üzere olduğu açık bir şekilde dile getirilerek bizzat ifade edilmiştir:

Hûd 11/112.Ayet. O halde sen (Resûlüm!) Beraberindeki tevbe edenlerle birlikte, sana emredildiği gibi, istikamet üzere (dosdoğru) ol. Aşırı gitmeyin (asla ilâhî hududun dışına çıkmayın). Çünkü O, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.  (Peygamberimiz, bu âyetteki yüce Allah’ın, “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!” hitabının dehşetini ve etkisini öyle derinden hissetmişti ki bunun üzerine: “Hûd sûresi saçımı ağarttı.” buyurmuştu. Çünkü Allah’ı gerçek anlamıyla tanımak ve bilmek; emirlerinin gereğine ve rızasına uymayı tam anlamıyla (ihmalsiz, aşırısız) yerine getirmeye bütün benliği ile özen göstermek demektir.)

Hacc 22/67. Ayet. :Şüphesiz sen dosdoğru bir yol (olan İslâm) üzeresin.

Mü’minûn 23/73. Ayet. Şüphesiz sen onları elbette doğru bir yol (olan İslâm’)a çağırıyorsun.

Yâsîn 36 /3-4. Ayetler. (Resûlüm!) Hiç şüphesiz sen, gönderilmiş (peygamber)lerdensin.Dosdoğru bir yol üzerindesin.

Şûra  42/15. Ayet. (Resûlüm!) İşte bunun için sen, (onları tevhid dinine) davet et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların arzularına uyma..

Şûra  42/52. Ayet.  (Resûlüm!) İşte biz sana böylece, emrimizden bir ruh (yani kalplere can veren Kur’an’ı) vahyettik. Sen (bundan önce) Kitab nedir, iman(ın esasları) nedir bilmezdin. Fakat biz onu (Kitab’ı) bir nur yaptık; kullarımızdan dilediğimizi onunla doğru yola eriştiririz. Şüphesiz ki sen de, elbette doğru yolu gösteriyor (rehber oluyor)sun.

Zuhruf  43/43. Ayet.  (Resûlüm!) O halde sen, sana vahyedilene sımsıkı sarıl. Muhakkak ki sen, dosdoğru bir yol üzerindesin.